Yazar - admin

Kadın Doğum Doktorlarının Tavsiyeleri

Kadın Doğum Doktorlarının Tavsiyeleri

Kadın Doğum Doktorlarının Tavsiyeleri; Kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarının anne adayları için verdiği birtakım tavsiyeler vardır. Anne olmak isteyenler, hamilelik öncesinde yaştan beslenmeye ve belirli sağlık kontrolleri ve sporları düzenli olarak yapmalarında diğer bütün konuların hepsini ele almaktadır. Birçok uzmanın sözüne göre hamilelikten önceki 9 ay boyunca anne olmaya hazır olmak için düzenli bir program yapılması gerekmektedir.

Gebelik İçin ideal Yaş Aralığı Nedir?

Bugünlerde kırsal kesimlerde genç yaşlarda evlilikler arttığını, büyük büyük metropollerde ise gebelik planlarının ileri yaşlara ertelendiği uzmanların gözünden kaçmayan önemli bir durumdur. Hamile kalıp anne olmak isteyen kişilerin öncelikle yaşlarına dikkat etmesi gerekir. Fiziksel gelişimlerini tamamlamadan hamile kalan kadınlar günümüzde önemli problemler ile karşı karşıya kalmaktadır.

Gebe kalmak için en ideal yaş aralığı 25 ile 35 yaş aralığıdır. 24 yaş altındaki anne adaylarında kemik dokusu hala gelişmekte olduğundan kalsiyum takviyesi yapılmalıdır. Gebelikte önerilen günlük kalsiyum miktar 120 grama kadar çıkmaktadır. 200 mililitre süt içerisinde 240 miligram kalsiyum bulunmaktadır.

Kalsiyum desteğini ilaç olarak almak böbrek taşı riskini arttıracağı için mümkün olduğunca besin şeklindeki takviye etmek uygun olur. Erken yaştaki gebeliklerde halk arasında gebelik zehirlenmesi olarak bilinen şiddetli gebelik tansiyonu riski ve kemik çatı henüz tam gelişmediği için sezaryen doğum oranı daha yüksek olur.

35 yaş üzerindeki gebeliklerde yumurtaların yaşlanmasına bağlı olarak doğumsal anomalilerde ve sezaryen ihtimalinde artış gebelik şekeri ve gebelik tansiyonu görülebilir. 40 yaş üstü kadınlarda ise hafif bir şekilde kemik erimesi durumu görülebildiğinden dolayı kalsiyum tüketimine dikkat edilmesi gerekir.

Hamile Kalmak için İdeal Kilo Nedir?

Anne adaylarının gebelik sırasında olduğu gibi hamileliğe hazırlanırken de kilolarına dikkat etmeleri gerektiğini belirten uzmanlar bazı tavsiyelerde bulunmuştur. Anne adaylarının gebe kalmak için ideal kiloda olup olmadıklarını çok basit bir hesaplama ile bulabilirler.

Bu duruma uygun planlama ile sağlıklı bir hamilelik sürecine adım atabilirler. Vücut kitle indeksi kilonun boy ölçüsünün metre olarak kendi karesine bölünmesi ile elde edilen değerdir. Vücut kitle endeksi 18-25 aralığında ise gebelik durumu idealdir. 18’in altı zayıf 25’in üstü kilolu anlamını taşır.


Kategori: Gebelik
Doğum Kontrolünde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Doğum Kontrolünde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Doğum Kontrolünde Dikkat Edilmesi Gerekenler; Doğum kontrol ilaçları östrojen ve progesteron içeren hormon haplarıdır. Yüksek etkinlik ve düşük yan etki nedeni ile sıkça tercih edilen bir korunma yöntemidir.

Doğum kontrol Hapları Nasıl Korur?

Hamilelik kadın yumurtalarında üretilen yumurta ile erkek sperm hücresinin birleşip döllenerek rahim içinde bulunan hormonlar dışarıdan verildiği için vücudun hormon kontrolünü ele geçirerek yumurtalıklardan yumurtlama olmasını engeller. Böylece spermin dölleyeceği yumurta olmadığı için hamilelik durumu söz konusu olmaz.

Doğum Kontrol Hapları Güvenilir m?

Doğru kullanım sağlandığı sürece doğum kontrol ilaçları hamilelikten koruma oranı %100’e yakın bir orana sahip olur. Günümüzde mevcut geriye dönülebilir korunma yöntemleri arasında en etkili yöntemlerden biridir.

Doğum Kontrol Haplarını Kimler Kullanabilir?

Bazı özel durumlar dışında tüm kadınlar doğum kontrol hapı kullanabilir. Özellikle 40 yaş altı kadınlar, henüz çocuk sahibi olmak istemeyen kadınlar, adet düzensizliği ya da adetleri ağrılı ve sancılı geçen kadınlarda ilk seçenek olarak tercih edilebilir.

Kısırlığın sebeplerinden biri olarak sayılan rahim, yumurtalık ve tüpleri içine alan iltihabi durumlara karşı doğum kontrol haplarının koruyucu etkisi olduğu bilinir. Ayrıca çeşitli araştırmalar doğum kontrol hapı kullanımı ile dış gebelik oluşma riskinin azaldığını ve yumurtalık ile rahim kanserinin daha az görüldüğünü ortaya koymuştur.

Doğum Kontrolü Nedir?

Günümüzde birçok kişinin en çok istemediği durumlardan biri beklenmeyen gebeliklerdir. Bunların engellenmesinin birçok yöntemi bulunmaktadır. Doğum kontrolü ile isteyen gebeliklere karşı önlem alınabilmektedir. Doğum kontrolü geçici ya da kalıcı olarak gebeliği engellemek veya gebe kalma olasılığını azaltmak amacıyla çeşitli yöntemlerin, araç-gereçlerin ya da ilaçların kullanılmasıdır.

Kondom (prezervatif) Nedir?

Prezervatif, penisin üzerine bir kolof gibi geçirilen ince, şeffaf ve çoğunlukla lateks malzemelerinden yapılmış bir araçtır. Spermleri içerde tutarak vajinaya ulaşmasını engeller ve gebeliğe karşı koruma sağlar. Lateks alerjisi bulunan kişiler için, poliizopren malzemeden yapılmış prezervatifler de üretilmektedir. Prezervatifle korunma, dünyada en yaygın kullanılan doğum kontrol yöntemlerindendir. Aynı zamanda AIDS ve benzeri viral hastalıkların bulaşmasına karşı da koruma sağladığından güvenli seks deyince ilk akla gelenlerdendir.

Kadın Prezervatifi Nedir?

Kadınların vajinal kanalına yerleştirerek kullanabildiği lateks ya da poliüretandan yapılmış kese şeklindeki koruma ürünüdür. Femidom olarak da bilinir.


Kategori: Gebelik
Kadın Doğum Uzmanının Görevleri

Kadın Doğum Uzmanının Görevleri

Kadın Doğum Uzmanının Görevleri, Kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarının anne adayları için verdiği birtakım tavsiyeler vardır. Anne olmak isteyenler, hamilelik öncesinde yaştan beslenmeye ve belirli sağlık kontrolleri ve sporları düzenli olarak yapmalarında diğer bütün konuların hepsini ele almaktadır. Birçok uzmanın sözüne göre hamilelikten önceki 9 ay boyunca anne olmaya hazır olmak için düzenli bir program yapılması gerekmektedir.

35 yaş üzerindeki gebeliklerde yumurtaların yaşlanmasına bağlı olarak doğumsal anomalilerde ve sezaryen ihtimalinde artış gebelik şekeri ve gebelik tansiyonu görülebilir. 40 yaş üstü kadınlarda ise hafif bir şekilde kemik erimesi durumu görülebildiğinden dolayı kalsiyum tüketimine dikkat edilmesi gerekir.

Kadın Doğum Uzmanlarının Sorumlulukları Nelerdir?

Rahim, yumurtalıklar, vajina gibi kadın üreme sistemleri üzerinde ihtisas sahibi olan kadın doğum uzmanlarının temel mesleki sorumlulukları şunlardır;

Rapor ve muayene sonuçları gibi hasta bilgi ve belgelerini toplayarak hastanın tıbbi geçmişini kayıt altına almaktır. Doğum öncesinde, doğum esnasında ve doğum sonrasında dönemlerde gebelik sürecinde olan bireylerin bakım ve tedavileri ile ilgilenmek.

Kadın sağlığını korumak ve bebeklerin güvenli bir biçimde doğmasını sağlamak için gerekli olan bütün sezaryen ya da diğer cerrahi ekipman ve uygulamaların tümünü kullanıp gerekli işlemleri gerçekleştirmek. Bir hastalığı tedavi etmek ya da önlemek için ilaç tedavisi veya diğer özel tıbbi bakımları reçete edip, uygulamak. Tıbbi prosedürlerin tümüne Hâkim olmak ve test sonuçlarına göre hastalara ve ailelerine durumu bütün detayları ile açıklamak.

Hastaların durumunu ve ilerlemesini izlemek ve tedavileri gerektiği gibi yeniden değerlendirmek. Hastalığın başka bir tıbbi sorunla ilişkili olması durumunda hastaları diğer uzmanlara yönlendirmek. Hijyen ve hastalık önleme konusunda toplum üyelerini bilgilendirmek. Doğum, ölüm ve hastalık istatistikleri ya da bireylerin tıbbi durumu hakkında raporlar hazırlamak. İleri tedavi yöntemlerini öğrenerek kendisini düzenli olarak geliştirmek.

Kadın Doğum Uzmanı Eğitimleri ; Kadın doğum uzmanı olmak için üniversitelerin atı yıllık eğitim veren tıp fakültelerinde lisan derecesi ile mezun olma şartı bulunur. Lisans döneminin ardından ise tıpta uzmanlık eğitimi giriş sınavını başarı ile geçerek beş yıllık ihtisas dönemine başlamaya hak kazanmak gerekmektedir.


Kategori: Gebelik
Gebelikte Torch Taraması

Gebelikte Torch Taraması

Gebelikte Torch Taraması, Tarama testi nedir?

  • Tıpta tarama testi bir toplumda, kişilerde bulgu ve semptom vermediği için fark edilemeyen bir hastalığı tespit etme stratejisidir.
  • Bu presemptomatik veya fark edilemeyen semptomları olan hastalıkları içerir. Bu nedenle tarama testleri genel olarak sağlıklı kişilerde yapılır.

Gebelik-TORCH taraması

Taramada hedef – İmmünitesi olmayanları bulmak

  • Aşı (rubella)
  • Ajana maruz kalmayı önlemek (Rubella, Toxo)

Gebelik sırasında aktif hastalığı bulup tedavi etmek (Toxo)

Torch testinin yapılmasındaki asıl amaç , Gebelik sırasında bebeğe geçip sakatlıklara yol açan mikropların tespiti için yapılan bir test grubudur. Aynı anda birden fazla enfeksiyon olduğuna karar verildiği zaman, her defasında rutin olarak hepsi uygulanmayan bu testler gebeliğin ilk 3 ayında veya gebeliğe hazırlık döneminde yapılmaktadır.

Torch Testinin Açılımı Şu Şekildedir.

T = Toksoplazma mikrobunun meydana getirdiği enfeksiyonu temsil eder. Çiğ et, yıkanmamış sebze ve meyve yeme alışkanlığı ile bulaşır. Kedi dışkısı ile kirlenmiş yiyecek yenmesi bu mikropla karşılaşma olasılığını arttırır.

O = Bebekte hamilelik sırasında sakatlığa yol açabilecek diğer mikropları temsil eder. Bunlar arasında en sık görülenleri kabakulak, çocuk felci, suçiçeği, bel soğukluğu ve kızıl hastalığına yol açan mikroplardır.

R = Kızımıkçık anlamına gelir. Bu hastalık, hamilelik sırasında büyük tehlike oluşturur ve ciddi sakatlıklara yol açabilir. Özellikle ilk 3 ayda bu mikrobun gebeye bulaşması sakatlığa veya düşük yapmasına neden olur. Önlem olarak hamilelik öncesi kanda bu mikrobun geçirilip geçirilmediğini gösteren teste bakılmalı, geçirilmemişse mutlaka aşısı yaptırılmalıdır.

C = Sitomegalovirus denen bir mikrobu temsil eder. Doğurganlık çağındaki kadınların büyük kısmı bu mikroba karışı bağışıklık kazanmış durumdadır. Hamilelik sırasında düşükde olsa risk oluşturabilmektedir. Bulaşırsa bebek % 2 oranında önemli risk altındadır.

H = Herpes Simpleks tip 2 mikrobunu temsil eder. Gebenin doğum kanalında mevcut olduğu takdirde normal doğum esnasında bebeğe geçer.


Kategori: Gebelik
Gebelik Testi Nasıl Yapılır ?

Gebelik Testi Nasıl Yapılır ?

İnsanların korku ya da heyecanla bekledikleri sonucu öğrenmeleri için en kolay yol gebelik testi yaptırmaktır. Temel olarak uygulaması son derece kolay olan, ayrıca idrar ile yapılan gebelik testi ile diğerine göre biraz daha zahmetli olan kan testi sayesinde gebelik olup olmadığı tespit edilebilir.

Gebelik, spermin kadın yumurtasını döllemesi ile başlayıp ve yaklaşık 9 ay boyunca büyümeye ve gelişmeye giden bir yolculuktur. Kadının olgunlaşıp yumurtalığından atılan yumurta yalnız 24 saat canlı kalabilir. Vajinadan geçip rahme ilerleyen spermler ise rahimde sadece 2 ya da 3 gün canlı kalabilmektedir. Bu süreçte spermlerden biri yumurta içerisine girmeyi başararak onu döllerse gebelik başlamış olur.

Gebelik Testi Nasıl Yapılır ?

Gebeliğin başlamasıyla birlikte kadının vücudunda birtakım değişiklikler meydana gelmektedir. Bu durumların en başında döllenmeden sonraki ilk 6 ya da 12 gün içinde kandaki beta hCG hormonunun yükselmesi yer almaktadır. Beta hCG gebelik hormonu olarak bilinmektedir.

Hamile olmayan kadınların kanında bu değer ölçüldüğünde ya da sıfıra yakın bir değer şeklinde çıkmaktadır. Ancak hamilelik yaşayan bir kadının kanında beta hCG değeri döllenmeden sonraki günlerde sürekli ve hızlı bir biçimde artış göstermeye başlamaktadır.

Kanda Gebelik Testi Nasıl Yapılır?

Döllenen yumurta ana rahmine yerleşinceye kadar yaklaşık 5 ya da 6 günlük bir süreç geçer. Yumurta ile spermin buluştuğu andan itibaren zigot adını alan döllenmiş yumurta sürekli olarak bölünür ve çoğalır. Bu hücrelerin sayısı 8’e ulaşınca o zaman anne adayının kadında Beta hCG düzeyi artış gösterir.

Kanda Yapılan Gebelik Testi İçin Değerler Nasıl Olmalıdır?

Anne adayından alınmış olan kan örneğinde Beta hCG değeri gebelik testi sonucunu net olarak göstermektedir. Beta hCH değeri 5mIU/ml’nin altında olursa sonuç negatif olarak bilinir. Eğer bu değerler 25mIU/ml’nin üzerinde ise gebelik testi pozitif olarak sonuçlandırılır.

Gebelik Testi Hangi Süreçte Yapılmalı?

Bebek sahibi olmak isteyen kişilerde şartların oluşmasından sonra bireylerin en çok merak ettiği soruların başında gebelik testinin ne zaman yapılması gerektiği sorusu gelmektedir. Yumurtanın sperm ile döllenmesi sürecinden 2 haftalık süreç geçtikten sonra gebelik testi yapılabilir.


Kategori: Gebelik
üçlü tarama testi

Gebelikte 3’lü Tarama Testi

Hamilelik bir kadının en çok dikkat etmesi gereken kısımlardan biridir. Özellikle geç yaşlarda (35 yaş üstü ) hamile kalan kadınların en büyük korkulu rüyası bebeğin down sendromu ve ya sinir yolu hastalıkları gibi anormal bir şekilde dünyaya gelmesidir.

Hızla gelişen tıp dünyası ve teknoloji sayesinde artık bebek anne rahmindeylen bile oluşabilecek tüm sorunlar önceden tespit edilebilmektedir.  3’lü tarama testi nedir sorusunun cevabına gelelim ;

Gebelikte 3’lü Tarama Testi Nedir ?

Üçlü tarama testi ( Triple test ), bütün hamile anne adaylarına, hamilelik döneminin 16. Ve 18. Haftaları arasında yapılması önerilen bir kan testidir. Anne adayından alınan kan içerisinde 3 farklı horman testi yapılır.

Yapılan bu testlerin ölçümünde, anne adayının yaşı, kilosu, sigara kullanıp kullanmadığı gibi değişkenler ve hamilelik haftası ile beraber özel bir bilgisayar programına girilerek işleme tabi tutulur. Hamilelikte bebeğe ait özellikle Tizomi 21 ( Down Sendromu ), Trizomi 18 ( Edwards Sendromu ) gibi kromozon bozuklukları ile birlikte “ Nöral tüp defektleri” adı verilen anormalliklerin tespitidir. İkili testte olduğu gibi, üçlü test de riskli grubu tarayan bir tarama testidir.

Üçlü tarama testi ne zaman yapılır;  Genel olarak 3’lü test gebeliğin 16. Ve 18. Haftaları arasında yapılması önerilen bir testtir. Lakin, zorunluluk durumlarında 15. Ve 22. Haflalar arasındada yapılabilir.

Üçlü tarama testi hamile olan tüm kadınlara yapılması tavsiye edilen bir test olmasının yanında aşağıdaki durumlarda yapılması özell,kle tavsiye edilir.

  • Aile geçmişinde doğumsal kusurları olanlar
  • 35 yaş ve üstü gebelik
  • Hamilelik sırasında zararlı ilaç ve ya hap kullanmış olmak
  • İnsulin ve diyabet rahatsızlığı varsa
  • Hamilelikte virüs kaynaklı bir enfeksiyon geçirilmişse
  • Aile soyunda doğuştan kusurlu bir doğum olduysa
  • Doğuştan engelli çocuk sahibi olunduysa

Üçlü Tarama Testinin Başarı Oranı Nedir;

Testi yaptırmadan önce bilmeniz gereken en önemli husus; bu testin tanı koymadığı, yanlızca tarama yaptığıdır. Üçlü tarama testi ile down sendromlu bebek taşıyan gebeliklerin tamamı belirlenemez ancak, % 70 kadarı tespit edilebilir. Down sendromlu bebek taşıyan hamileliklerin yaklaşık üçte birinde üçlü test sonucu yüksek riskli olarak dünyaya gelmezi normal olarak dünyaya gelir. Bu tespit etme başarısının düşüklüğü sebebi ile testin tek başına kullanılması tavsiye edilmez.


Kategori: Gebelik
Gebelikte Alınması Gereken Önlemler

Gebelikte Alınması Gereken Önlemler

Gebelik sürecinde anne adayı birçok değişim geçirebilir ve bu değişimlerin en göze çarpanı kilo artışının yükselmesidir. Kilo alımı hamileliğin normal seyrinde sürdürülebilmesi ve bebeğin sağlıklı bir şekilde dünyaya getirilmesi için gereklidir.

Fakat gebelikte normalden az ya da fazla kilo almak hem anne adayının hem de bebek sağlığı açısından bazı riskler oluşturabilir. Bu sebeple anne adayının hamile kalmadan önceki vücut kitle indeksine göre 9 ya da 15 kilo alması gerekir.

Gebelikte Alınması Gereken Önlemler Nelerdir ?

Normal vücut kitle indeksinin, kadınlar için yaklaşık 10-12 kilo olduğu söylenebilmektedir. Kilo alımının ilk 12 hata 1,8 2 kilo arası, 3 ayda 500 gram ve sonrasındaki süreçte 4,5-5 kilo olması normal olarak kabul edilmektedir.

Sabah Bulantıları

Sabah bulantıları ve ani kusmalar her hamile kadın için olağan durumlar arasında yer almaktadır. Gebelik dönemindeki Kadınların yarısında çeşitli şiddetlerde görülebilir. Ancak ikiz bekleyen hamile kadınlarda bu durum daha uzun ve sıkıntılı olabilir.

Sabah bulantıları hormonların görevini düzgün yaptığının bir göstergesidir. Bulantı ve kusmaların sebepleri kesin olarak bilinmemektedir. Sabah bulantılarının şiddetinin farklı olmasının nedenleri arasında; hormon seviyeleri, stres düzeyleri ve yorgunluk gibi etkenler olabilir.

Nedeni ne olursa olsun, sabah bulantıları ve kusmalar anne adayları için oldukça rahatsızlık verici bir durumdur. Bu dönemlerde anne adaylarının eşleri, ailesi ve doktorunun yakinen desteğine ihtiyaç duyarlar.

Rahim Genişlemesi

Anne adayları gebeliğin ilk ve son 3 ayında sık bir şekilde tuvalete çıkarlar. Bunun sebebi ise vücut sıvısının artışı ve böbreklerin çalışma hızında yükselmelerin meydana gelmesidir. Ayrıca büyüyen rahim mesaneye baskı yaptığından sık idrara çıkma yaşanmaktadır.

Ancak gebeliğin 4. Ayında rahim, karın boşluğuna yöneldiği için bu şikâyet ortadan kalkar. Anne adayının idrar yaparken iyice öne doğru eğilmesi gerekmektedir. Böylelikle idrar kesesi tam olarak boşaltılabilir.

Eğer gece sık sık idrara çıkılıyorsa, saat 17,00’dan sonra sıvı tüketimi fazla yapılmamalıdır. Ayrıca gebe olan anne adaylarının sıvı kısıtlaması yapmaması gerekir.

Göğüslerde Büyüme

Gebelik sürecinde göğüslerin git gide büyümesi ve duyarlılaşması, östrojen ve progesteron salınımındaki artışa bağlıdır. Bu sayede göğüsler emzirme dönemi için hazırlanır. Hamilelikte göğüs ucunda belirgin renk değişikliği ve koyu renkli benler oluşabilir. Doğumdan sonra göğüslerde sarkıkların meydana gelmesi anne adayına bağlıdır.


Kategori: Gebelik
Gebelik ve Hipertansiyon

Gebelik ve Hipertansiyon

Gebelik ve Hipertansiyon, Hamilelik sırasında hipertansiyon olma ihtimali yüksektir.  Hipertansiyon ; Yüksek tansiyon veya hipertansiyon olarak bilinir. Terim olarak Hipertansiyon birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkan kan basıncı yüksekliğidir.

Gebelikte hipertansiyon nedir ?, Gebelikte görülen hipertansiyon daha önce hiç yüksek tansiyon yakınması olmayıp, gebeliğin 20. Haftasından sonra büyük tansiyonun 140 mm Hg, küçük tansiyonun 90 mm Hg’nin üstüne çıkması durumudur. Gebelikte başlayan hipertansiyon doğumdan sonra 12 hafta içinde normale döner. Ancak bazı durumlarda 12 haftayı geçtikten sonrada ısrarcı olursa kalıcı hipertansiyon olarak kabul edilir ve ona göre tedavi edilir.

Gebelik ve Hipertansiyon

Gebelikte başlayan hipertansiyon birçok yönüyle önemlidir. Hekimler olarak çok lüzumlu olmadıkça gebelikte tansiyon ilacı kullanmayı pek arzu etmeyiz. Ancak lüzumlu olan durumlarda, bebeğin sağlığını ve gelişimini tehlikeye atmayan sınırlı sayıda ilaçları seçmek suretiyle, tansiyon düzenlenmeye çalışılır. Bu durum bazen, sınırlı ilaç seçeneğinin olması nedeniyle zor olabilirler.

Ayrıca preeklampsi ve eklampsi gibi sıkça ismine aşina olunan ve ciddi yüksek tansiyona eşlik eden, idrarda protein kaybı ve böbrek, karaciğer gibi hedef organlarda da hasar olması durumunda, anne ve bebeğin sağlığı ciddi tehlike altına girer.

Burada mutlaka belirtilmesi gereken en önemli konu, bir defa tansiyonun yüksek ölçülmesi durumunda bunu, hemen hipertansiyon olarak kabul edilmediğinin vurgulanması olacaktır. Bir anne adayında “gebelik hipertansiyonu vardır” demeden önce, yüksek kan basıncı varlığı en az 4 saat ara ile ölçüm yapıldığında, 2 veya daha fazla ölçümde tansiyonun 140/90 mmHg değerinin üzerinde ölçülmüş olması gerekir. Gebelik tansiyonu başlayan hanımlarda, şayet başlangıç tansiyon değerleri 160/110 mmHg’nın altında seyrediyorsa ilaç dışı yöntemlerle kontrol ve tolere edilebileceğinden dolayı hemen ilaç tedavisi düşünülemez.

Gebelik hipertansiyonun tam olarak nedeni, çok açık bilinmese de bazı anne adayları gebelik hipertansiyonu gelişimi için risklidir.

Gebelikte hipertansiyon felç riskini artırır

Gebelik hipertansiyonu olan kadınlarda annenin felç geçirme riski artar. Ayrıca % 15-25 oranındaki kadın preeklampsiye dönüşebilir. İlk gebeliğinde gebelik hipertansiyonu olan kadınların sonraki gebeliklerinde bunun tekrar etme olasılığı yüksektir. Çok ciddi tansiyon yüksekliği olmadığı sürece gebelik süreci çok etkilenmez.

Ancak tansiyonun 160/110 mmHg ve üzeri seyrettiği gebeliklerde erken doğum, bebekte gelişim geriliği, plasentanın yerinden kısmi ayrılma riski, hatta bebeğin kaybına kadar gidebilen ciddi problemler olabilir. Bu nedenle bu süreçte anne gibi bebeğin gelişimi de yakından izlenmedir.


Kategori: Gebelik
Gebelikte Beslenme

Gebelikte Beslenme

Bu nedenle uzmanlar, Annenin diyetinin bebeğin büyüme ve gelişmesi için ihtiyaç duyduğu besinleri sağlamak için çeşitli, sağlıklı yiyecek ve içeçekler içermesini tavsiye eder.

Kuşkusuz, besleyici ve dengeli bir beslenme planı gelişmekte olan bebeğinize verdiğiniz en büyük hediyelerden biri olabilir. Gebelikte beslenme sağlıklı bir bebek için çok önemlidir. İdeal olarak, hamilelikten önce sağlıklı bir beslenme planı kabul etmek en iyisidir.

Gebelikte Beslenme Nasıl Olmalıdır ?

Geri sayım takviminizde kaç hafta kaldıysanız, başlamak için asla geç değildir ! Kendi bedeninize besleyici yiyeceklerin lezzetli bir karışımını sunmak, doğurganlığı arttırabilir, hamilelik sırasında sağlıklı hissetmenizi sağlayabilir.

Ayrıca çocuğunuz için gerekli büyüme ve genel sağlık yapı taşlarının oluşturulmasına yardımcı olabilir. Günlük olarak yediğimiz yiyecekler vücudumuzun nasıl çalıştığını, nasıl iyileşip nasıl büyüdüğümüzü gelecek yıllarda enerji ve gücü nasıl koruduğumuzu etkiler. Ayrıca, çocuklarımızın doğduğu temel beslenme sağlığını belirler.

Gebelik, beslenme alışkanlıklarınızın başka bir kişiyi doğrudan etkilediğini hayatınızdaki bir zamandır. Hamilelik öncesi ve sırasında lezzetli sebzeleri, tam tahılları ve baklagilleri, yağsız proteini ve başka türlü yiyecek seçimlerini yeme planınıza dahil etme kararınız bebeğinize hayata güçlü bir başlangıç yapacaktır.

Hamilelikte dengeli bir diyet yemek

Hamile kalmak hayatınız için çok özel bir zamandır ve birçok kadının diyetlerini düşündüğü zamandır. Yedikleriniz sadece kendi sağlığınızı etkilemez, aynı zamanda bebeğinizin kısa ve uzun süreli sağlığını da etkileyebilir, bu nedenle hamileyken sağlıklı, dengeli ve çeşitli bir diyet yemeniz önemlidir.

Sağlıklı bir diyetin temel prensipleri aynı kalır. Hala içeren bir diyet yemelisiniz:

  • nişastalı gıdalara dayanan yemekler (ne zaman olacağına göre derileri ile kepekli çeşitleri veya patatesleri seçmek)
  • bol meyve ve sebze
  • orta miktarda fasulye, bakliyat, balık, yumurta, yağsız et ve diğer proteinler
  • süt, yoğurt ve peynir gibi orta miktarda süt ürünleri (veya kalsiyum bakımından zenginleştirilmiş süt alternatifleri)

Kategori: Gebelik